Bir Çocuk Ne Zaman Yardım İster? Biz Bunu Nasıl Anlarız?
- Özlem Semra TAŞKIN
- 16 Nis
- 3 dakikada okunur
Hiçbir çocuk bir günde “o noktaya” gelmez.
Son zamanlarda yaşanan olaylar birçok ebeveynin içinde aynı soruyu uyandırdı:
“Ya ben bir şeyi fark etmiyorsam?”
Bu soruyu kendine sorman aslında bir şeyi kaçırdığını değil, görmeye ne kadar açık olduğunu gösterir.
Şunu baştan söylemek önemli: Çocuklar “problem” değildir.Davranışlar çoğu zaman çözülmeye çalışan bir şeyin dışa vurumudur.
Çocuklar bize nasıl anlatır?
Çocuklar çoğu zaman kelimelerle değil, davranışlarla konuşur.
Bazen bir öfke patlaması,bazen içe kapanma,bazen de anlam veremediğimiz bir sertlik…
Aslında şunu söylemeye çalışırlar: “İçimde olanı tek başıma düzenleyemiyorum.”
Bazı ebeveynler bana şunu söylüyor: “Tam olarak neyin yanlış olduğunu bilmiyorum ama içimde bir huzursuzluk var.”
Bu his çoğu zaman boşuna olmaz.
Burada amaç davranışı susturmak değil, davranışın arkasındaki ihtiyacı görebilmektir.
Ne zaman biraz daha dikkat kesilmeliyiz?
Bu bir alarm listesi değil, bir farkındalık alanı.
Öfke çok yoğun ve sık hale geldiyse
Çocuk başkalarının duygularına karşı giderek daha duyarsız görünüyorsa
Sürekli yalnız kalmak istiyor ve dünyayla bağını azaltıyorsa
Kurallar sadece zorlayıcı değil, tamamen yok sayılıyorsa
Şiddet, bir çözüm yolu gibi görünmeye başladıysa
Burada sormamız gereken soru şu: Bu davranışın altında hangi duygu var?
Her zor davranış bir tehlike değildir. Önemli olan bunun sürekliliği ve artışdır.
Bu bir an değil, bir süreçtir
Toplumda sık gördüğüm bir düşünce var: “Bir anda değişti.”
Ama çoğu zaman bu bir anda olmaz. Küçük sinyaller zamanlla büyür.
Bu aslında korkulacak bir şey değil. Tam tersine bize şunu söyler: Fark ettiğimiz her an, destek almak için bir fırsattır.
Destek almak ne anlama gelir?
Birçok ebeveyn destek almaktan çekinir.
“Psikoloğa gidersek bir şey var demek olur mu?”“Ya bir tanı koyarlarsa?”
Şunu net söylemek isterim: Tanılar insanı tanımlamaz.Sadece süreci anlamaya yardımcı olur.
Destek almak “bir sorun var” demek değildir. “Bu süreci tek başıma yürütmek zorunda değilim” demektir.
Günlük hayat zorlaşıyorsa, duygular yönetilemiyorsa psikolog desteği almak faydalıdır. Zarar verme riski, gerçeklikten kopma gibi durumlar varsa psikiyatrik değerlendirme gerekir.
Erken başvurmak abartı değil, koruyuculuktur.
Sınır mı, özgürlük mü?
Birçok ebeveyn çocuğuna alan tanımak ister.Ama bazen alan tanımak ile yalnız bırakmak karışır.
Duygular kabul edilebilir, ama davranış yönlendirilmelidir.
“Öfkelisin, bunu anlıyorum ama kimseye zarar veremezsin.”
Çocuklar en çok nerede rahatlar biliyor musun? Ne yapabileceklerini ve ne yapamayacaklarını bildikleri yerde.
Sınırlar, sevginin karşıtı değildir. Güvenin bir parçasıdır.
Peki çocuğumu nasıl korurum?
Bu soru çok gerçek ve çoğu ebeveynin içinden geçer:
“Çocuğumu böyle bir şeyden nasıl koruyabilirim?”
Önce şunu söylemek gerekir: Çocukları tamamen risksiz bir dünyada büyütmek mümkün değil ama onları daha güçlü ve daha farkında yetiştirmek mümkün.
Koruma, kontrol etmek değildir. Gerçek koruma, çocuğun içinde bir yön bulma kapasitesi geliştirmektir.
Çocuğun iç pusulasını nasıl güçlendiririz?
Çocuğun duygularını rahatça ifade edebileceği bir alan olmalı. Korktuğunda, utandığında ya da hata yaptığında sana gelebileceğini bilmelidir.
Vücudunun kendisine ait olduğunu, rahatsız olduğu durumların önemli olduğunu öğrenmelidir.
“Hayır” diyebilmesi desteklenmelidir. Her zaman uyumlu olmak zorunda hissetmemelidir.
Kendi hislerine güvenmesi önemlidir. İçinde bir şey doğru gelmiyorsa, bu duygunun dikkate alınması gerektiğini bilmelidir.
Ve belki de en önemlisi seninle olan ilişkisi güçlü olmalıdır.
Çocuk evde anlaşılmış ve güvende hissediyorsa, dış dünyada yaşadığı zor deneyimleri paylaşma ihtimali artar.
Önemli bir hatırlatma
Farklı davranış gösteren her çocuk tehlikeli değildir. Çocukları “iyi” ve “kötü” olarak ayırmak, onları anlamayı zorlaştırır.
Amaç korkmak değil, farkında olmaktır.
Hiçbir çocuk zor olarak doğmaz.Ama her çocuk, anlaşılmadığında ve yalnız kaldığında bunu davranışlarıyla anlatır.
Ebeveyn olmak her şeyi doğru yapmak değildir.Zor anlarda durabilmek, bakabilmek ve gerektiğinde destek alabilmektir.
Ve belki de en önemli şey şudur: Çocuğa şunu hissettirebilmek:
“Ne olursa olsun bana gelebilirsin.” #ebeveynlik #çocukpsikolojisi #ebeveynfarkındalığı #psikoloji #çocukgelişimi #annebaba #duygusalgelişim #bilinçliebeveynlik



Özlem hanımı uzun süredir takip ederim ve yazılarının tümünü okuyup muhakkak günlük hayatıma taşırım ama bu yazısı özellikle içimize dokunması gereken okurken özellikle anlamamız gereken bir yazı ebeveyn arkadaşlarım muhakkak okusunlar.
🙏
👍🏻👍🏻